Bir insan düşünün ki hayatı boyunca kendi mutluluğundan daha çok diğer insanların mutluluğu için uğraşsın. Bir ömrü Çerkes köylerinde geçen, gittiği köylerde bayram havası estiren. Çerkes toplumunun paylaşımcı yapısın da sevgi ve saygı öğretirken, sadakatle, mızıkanın en güzelini çalan çirkin kral...
Aslında bakmayın siz her Çerkes köyünün vardır bir Deli Remzi'si...
Deli Remzi
Merhabalar ,
İsterseniz Remzi Özcan ı tanımadan önce birazcık babasından Deli Tevfik ten bahsedelim. (Deli birazda kişiyi onure etmek için kullanılan bir sözcüktür.) Söylenildiğine göre Deli Tevfik zamanının bileği bükülmeyen güçlü kuvvetli , güreşçilerinden biri, 3 kişi uğraştığı halde dizini bile bükemedikleri söylenir.
Anlatıldığına göre Deli Tevfik değirmen de kavga ettiği bir kişinin ölümüne (sebebini bilmiyoruz) sebep olur ve idamlık kaçak konumuna düşer. O artık aranan bir adamdır.
Çerkes köylerindeki güreş kültürünün devam ettiği zamanlar ,köydeki büyük bir güreşi çevredeki ağaçdan izlemek zorunda kalır. Çünkü kemdisini arayan Jandarma komutanı da güreşi seyredenler arasındadır. Güreşe gelen bir pehlivan önüne gelen herkesi yener, rakip kalmamıştır . 'Başka çerkes kaldımı?' diye yarı espirili sorusu güreşi ağaçtan seyreden Deli Tevfik in zoruna gider . Silahı ve çerkes kamasını çıkartır , doğru komutanın yanına gider ve bir güreş yapmak istediğini bu güreşten sonra kendisini tutuklayabileceğini söyler . Komutan nın kabul etmesiyle Güreşe başlar ve rakibini hemde 2 defa yener . Onun bu kendine güvenen, dürüst erdemli tavrı komutanın hoşuna gider . Deli Tevfike derki 'Sen kaçaksın ,kaçacaksın ben de seni yakalıyacağım' der ve Tevfik in kaçmasına izin verir.
Bu olaydan sonra ilerleyen zamanlarda Köylüler söz verdikleri üzere Tevfik i Sinop Jandarmaya a teslim ederler.Tevfik in cezası iyi halden ömür boyu hapse düşer . Kastamonu ya kimsenin yenemediği bir Rus pehlivan gelmiştir. Tevfik i hapisten güreş meydanına taşır zamanın görevlileri.Tevfik Rus u dayener Cezasında indirim yapılır ve bir zaman sonra çıkar.İşte bu Deli Tevfik in oğlu dur Remzi..
Aslında uzun lafa gerek yok, sözün iyisi kısa olanıdır diyelim ve Bektaşağa Köyünden Gonejko Yaşar KANDEMİR hocaya kulak verelim. Ne geçmiş yüreğinden DEli REMZİ için bakalım.
Remzi ÖZCAN
Ayancık ilçesinin, Armutluyazı'sından
Remzi Özcan dı adı, yetimdi anasından
'Deli Tevfik ' denilen bir babanın oğluydu
Belliki çok çekmişti, içi dolu doluydu
Neler anlatmazdı uçuk benizli yüzü
Düşünerek söylerdi, söylediği her sözü
Halk ozanı gibiydi, elinde mızıkası
Simgesi sayılırdı, onun fotör şapkası
Her gittiği yerdi, Çerkes Köyleri
Mızıkayla oynattı ,hanımları.beyleri
Ömerdüz,Büyükdüz,Karabağ,İncemeydan
Bektaşağa,Dağyeri çıkardı Acısu dan..
Seyrek hafif sakalı ,safça görünüşüyle
Eğlendirdi herkesi ,espiri neşesiyle
Kimi değer verdi, kimi hor gördü belki
Yinede hatırlanmak dostlar öyle güzelki
Köylü YAŞAR incitir insanı kötü kelam
Bu dünyadan bir REMZİ gelip geçti vesselam.
YAŞAR KANDEMİR (Gonejko)
Bektaşağa Köyü /SİNOP
Deli Remzi İçin Yakın Dostları Ne Dedi?
Kendini akıllı gören, çok akıllıdan daha akıllı ve insancıldı istanbula geldiğinde çok evimde misafir olmuştur vallaha allahtan korkmasam ben mızıkaya kuran okuturum derdi ve çok mantıklı konuşmalarıda vardı onun mızıkası yüzünden düğünümüzde çok büyük bir kavga çıkmıştı mızıkası çok kıymetliydi onun hayatında en yakını dertleştiği tek onu anlayan mızıkasıydı rahmetle anıyorum
(Fatma Aydın-Sinop))
Bazı insanlar toplumun üstünde olmak durumunu hak ederken nedense vefasız insan toplululuklarında ötelenmiş alt seviyede bir davranış biçimiyle karşılaşıyor ve bunu hazmedemeyip agresif olabiliyorlar veya hiper aktif bir yapıya sahip oldukları için davranış bozuklukları sergiliyorlar bu da gelişmemiş insan topluluklarında kişileri deli sıfatına sokuyor ve gerçekten delirmelerine vesile oluyorlar diye düşünüyorum onların yarısı kadar temiz onların yarısı kadar hesapsız olabilsek değil türkiyede dünyada bile savaşlar olmazdı dağyerili Ayse Armutluyazılı deli remzi güzel insanlar nur içinde yatın biz öleceğiz unutulacağız bizi kimse çocuklarına anlatmayacak ama sizleride kimse unutmayacak öyle görülüyor.
Firdevs Aslan-Sinop
Tarık Buğra "Delileri de delilikleri de pek severim. Muharebede yiğidin akıllısı yaptığı deliliklerden belli olur" diye Çerkez Ethemi konuşturur, "Küçük Ağa" romanında... Şeyh Edebali de; "Bilesin ki! Atın iyisine doru, Yiğidin iyisine deli derler..." diye nasihat eder Osman Beye... "Delilkle velilik arasında ince bir perde vardır" derler... Delilik Ayancık'ta biraz da delikanlılık gibi görülmüş. Mesela yıllardır Ayancık İstanbul arasında Deli Metin, Deli Hakkı gibiler otobüs şoförlüğü yapmış. Biliriz ki gurbette olanlar memleketin delisini velisini, taşını toprağını, herşeyini özler.
sesiöz-Sinop
Not :Deli Remzinin bedeni 25.07.1985 te Sinop-Ayancık/Armutluyazı'da toprağa verilmişti. Ancak unutulması mümkün olmayan bu güzel insanı, bizde modern dünyada yok olan değerlerimize sahip çıkan bir haykırış olarak değerlendiriyor ve saygıyla anıyoruz.
Hazırlayan:Abdullah Bağ
|